TARİH TEKERRÜRDEN İBARETTİR
İngiltere Başbakanı Winston Churchill’in geçmişte yaşanan olaylardan ders çıkarılmak üzere kullandığı meşhur sözü; “Tarih tekerrürden ibarettir.”
Bugün Ocak 2026 ayı enflasyonu TÜİK tarafından %4,84 olarak açıklandı. TÜİK Aralık 2025 ayı enflasyon oranını ise %0,89 olarak açıklamıştı.
Acaba ne olmuştu da bir ay içinde enflasyon yaklaşık 5,5 kat artmıştı?
Tarih tekerrürden ibaretti ya hani, bir önceki yıllara da bakalım isterseniz.
Covid salgınının etkisinin azaldığı 2022 yılından itibaren TÜİK’in açıkladığı Aralık-Ocak enflasyon değişimleri hep benzerlik gösteriyor.
Aralık 2024 ayında enflasyon oranı %1,03, Ocak 2025 ayı %5,03. Enflasyon 30 günde yaklaşık 5 kat artış göstermiş.
Aralık 2023 ayı enflasyon oranı %2,93, Ocak 2024 ayı ise %6,70. Enflasyon 30 günde yaklaşık 2,3 kat artış göstermiş.
Aralık 2022 ayı enflasyon oranı %1,18, Ocak 2023 ayı ise %6,65. Enflasyon 30 günde yaklaşık 5,6 kat artış göstermiş.
Ne garip tesadüf.
Ya da sadece tesadüf mü?
Ya da manipülasyon mu?
Daha açık ifadeyle, Aralık ayı verilerine göre Ocak ayında memur ve emeklilere verilecek altı aylık maaş artışını düşük göstermek için yapılan bilinçli bir uygulama mı?
Temmuz ayında zaten enflasyon farkı verilecek demeyin. Altı ay boyunca alım gücü kaybı yaşadıktan sonra sadece altıncı ayda telafi edilmesi altı ay boyunca yaşanmış alım gücü kaybını karşılamayacaktır.
Sadece Temmuz sonrası için geçerli olacaktır ki, aynı döngü bu defa da ikinci altı aylık süre için kayıp olarak karşımıza çıkacaktır. Bunu hepimiz biliyoruz.
Biliyoruz da ders çıkarıyor muyuz?
13 yılda gerçekleşen 8 ayrı toplu sözleşme ile hep enflasyon farkı ile maaş artışı alıyor muyuz? Evet.
Buna itiraz ediyor muyuz? Hayır.
13 yılda yetkili konfederasyon ve yetkili sendika tercihi değişebildi mi? Hayır.
Mehmet Akif ERSOY’un “Tarih tekerrürden ibarettir derler, oysaki tarihten ibret alınsaydı, tekerrür eder miydi?” sözü ne de güzel özetliyor.
Tarihten ibret almak…
Ve bir de 2023 yılı Temmuz ayında 7456 sayılı Kanunun 28’inci maddesi ile 375 sayılı KHK’ya eklenen ek-40’ıncı madde ile memurlara verilen 8.077 TL seyyanen zammı hatırlayalım. Bu günlerdeki karşılığı 22.157 TL.
Emeklilerimize verilmeyen, taban aylıklara yansıtılmayan, Sayın Cumhurbaşkanımızın bir işçi konfederasyonu genel kurulunda açıkladığı, yetkili konfederasyonun sahiplenmesi üzerine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanının yetkili konfederasyon ile ilgisi yok, hükümet kendi verdi dediği seyyanen zam.
Cumhurbaşkanlığı Bütçe ve Strateji Başkanlığı Haftalık Ekonomik Durum Raporuna göre ortalama memur maaşı 68.628 TL.
Dönemin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanının deyimi ile seyyanen zam verilmeseydi, ortalama memur maaşı bugün 46.471 TL olacaktı.
101.700 TL olan yoksulluk sınırının yarısından da daha az.
Tablo bu kadar net, memur ve emekli sefalete sürüklenirken, sistem kamu çalışanlarının ve emeklilerinin mali sisteminde esaslı bir revizyon şarttır.
Öncelikle; acilen tüm memur ve emeklilere %30 oranında refah payı verilmeli, Ocak ve Temmuz ayları ile Ramazan ve Kurban Bayramları olmak üzere yılda dört defa birer maaş ikramiye ödenmeli, lojman, büyükşehir ve kritik bölge tazminatı verilmeli, aile, çocuk, doğum, ölüm, giyecek ve yiyecek yardımı piyasa koşullarına uygun hale getirilmelidir.
Yan ödeme puanları anlamlı hale getirilmeli, ayrıca ek gösterge ve tazminat yansıtma oranları ile emekli maaşı bağlama ve emekli ikramiyesi hesap sistemi yeniden düzenlenmeli, kamu personeli ek ödemelerinde performans değerleme sistemi esası getirilmelidir.
Bu konuda memurlar olarak ciddi bir talebimiz yoksa söylenecek çok fazla söz de yoktur. Ancak, talebimiz varsa, öncelikle promosyon lobisi güdümündeki işportacı yetkili konfederasyon ve sendikalardan kurtulmak, yetkiyi ehil ellere vermek gerekmektedir.
Tüm ekibimizle ve tüm inancımızla bizler varız, hazırız.
Tuncay CENGİZ Devlet Memurları Sendikası Genel Başkanı Devlet Memurları Konfederasyonu Genel Sekreteri
© 03.02.2026



