DEVLET MEMURLARI KONFEDERASYONUNDAN TÜİK ÖNÜNDE BASIN AÇIKLAMASI
Devlet Memurları Konfederasyonu ve paydaş sendikaları olarak, 8’nci Dönem Toplu Sözleşme sürecinin heba edilmesi nedeniyle memur ve emeklilerini sefaletten kurtarılması için TBMM’yi göreve çağırmak üzere, 03 Ekim 2025 tarihinde TÜİK önünde basın açıklaması gerçekleştirilmiştir.
Devlet Memurları Konfederasyonu Genel Sekreteri ve Devlet Memurları Sendikası Genel Başkanı Tuncay CENGİZ tarafından gerçekleştirilen basın açıklamasında; İsrail tarafından Küresel Sumud Filosuna gerçekleştirilen saldırılar kınanmış, mevcut enflasyon ve memur ücretleri değerlendirilmiş, akabinde TBMM göreve çağrılarak çıkarılacak torba yasadan beklentiler sıralanmıştır.
Basın açıklamasının sonrasında; simit dahi alamayacak sefalet içindeki memurun öğle yemeği “çeyrek ekmek arası balık kraker” basın ve kamuoyu ile paylaşılmıştır.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
DEVLET MEMURLARI SENDİKASI GENEL MERKEZ YÖNETİM KURULU
DEVLET MEMURLARI KONFEDERASYONU ADINA GENEL SEKRETER TUNCAY CENGİZ TARAFINDAN YAPILAN BASIN AÇIKLAMASI
Değerli Basın Mensupları ve Kıymetli Arkadaşlarım;
Sizleri, Devlet Memurları Konfederasyonu ve paydaş sendikaları adına saygı, sevgi ve en kalbi duygularımla selamlıyorum.
Geçtiğimiz ağustos ayı içerisinde gerçekleşen 8’nci Dönem Toplu Sözleşme Tiyatrosu sonrasında, açlık ile yoksulluk sınırı arasında hayatta kalma mücadelesi veren ve hızlı adımlarla sefalete sürüklenen memur ve emeklinin feryadını dile getirmek üzere toplanmış bulunuyoruz.
Memur ve emeklinin feryadını dile getirmeden önce, abluka altındaki Gazze’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek istiyorum.
Çünkü dünyanın gözü önünde gerçekleşen insanlık dışı drama sessiz kalamayız.
Etnik, dini ya da siyasi kimliğimiz ne olursa olsun, önce insanız. İnsan olmanın gereği, zulme karşı susmamaktır. Bugün Filistin’de ve özellikle Gazze’de yaşananlar, yalnızca bölgesel bir mesele değil, tüm insanlığın ortak sınavıdır.
Gazze’de devam eden abluka, milyonlarca insanın en temel haklarını elinden almış; sağlık, gıda, elektrik ve suya erişim neredeyse imkânsız hale gelmiştir.
Siviller, özellikle çocuklar ve kadınlar, uluslararası hukukun açıkça ihlal edildiği saldırılarda yaşamlarını yitirmektedir. Evler yıkılmakta, hastaneler hedef alınmakta, eğitim kurumları yok edilmekte, bir halk hayatta kalma mücadelesi vermektedir. Bu tablo, insanlık tarihine kara bir leke olarak geçmektedir.
Değerli Basın Mensupları ve Kıymetli Arkadaşlarım;
Son olarak, Gazze’de hayatta kalma mücadelesi veren Filistin halkına bir nebzede olsa destek olabilmek ve Gazze'ye insani yardım ulaştırmak üzere yola çıkan Küresel Sumud Filosu, maalesef uluslararası sularda Katil İsrail'in saldırısına uğramış, 30 gemiye yasa dışı şekilde el konulmuş, şu ana kadar 48’i Türk vatandaşı olmak üzere 200'den fazla gönüllü alıkonulmuştur.
Bu müdahale, yalnızca insani yardımın engellenmesi değil, aynı zamanda insanlık onurunun hedef alınmasıdır. İnsani yardım taşıyan gemilere yönelik bu baskın, uluslararası deniz hukukunun ve temel insan haklarının ağır bir ihlalidir. ‘Sumud’ kavramı ‘kararlılık ve sarsılmaz duruş’ anlamına gelir. Bugün bu gemiler, sadece Gazze halkı için değil, insanlığın ortak vicdanı için yola çıkmıştır.
Katil İsrail tarihte olduğu gibi Allah’ın gazabına uğrayacak, kendi kanında boğulacak, yok olup gidecektir.
Sumud Filosu, engellemeler ve saldırılar nedeniyle hedefe ulaşamasa da katil İsrail’in barbarlığını tüm dünyaya göstermesi açısından başarılı olmuş, artık surda gedik açılmıştır.
Bu vesile ile; Küresel Sumud Filosundaki sayısı 400’ü bulan gönüllülere, insanlığa sahip çıkmaları ve onurlu duruşları nedeniyle Devlet Memurları Konfederasyonu ve paydaş sendikaları adına ayrı ayrı teşekkür ediyor, şükranlarımızı sunuyorum.
Selam olsun, çağın merhamet seferine çıkan Sumud gönüllülerine,
Selam olsun, direniş ve dayanışmanın sembolü Gazze’ye,
Selam olsun, özgürlük yolunda mücadele eden Filistin halkına…
Değerli Basın Mensupları ve Kıymetli Arkadaşlarım;
İnsanlığa umut olmak için sınırları aşan bu gönüllülük örneği, aslında bize şunu da hatırlatıyor. “Dayanışma ne kadar kıymetliyse, yaşanan ekonomik zorluklarda o kadar yakıcıdır. Bugün de memur ve emeklileri olarak bu zorlukların tam ortasında sefaletle boğuşmaya devam ediyoruz.
İki yıl bekledikten sonra yapılan ve büyük umutlar bağlanan 8’nci dönem toplu sözleşmenin yetkili konfederasyonların beceriksizliği nedeniyle heba edilmesinin hayal kırıklığını yaşıyoruz.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin çıkaracağı kanunlar ile bu gidişata dur demesini bekliyoruz.
TÜİK tarafından bugün açıklanan %3,23’lük Eylül 2025 ayı enflasyon oranı ile Temmuz 2025 ayında verilen ve kira artışına dahi yetmeyen %5’lik maaş artışının şimdiden yok olduğunu net olarak görüyoruz.
Daha üç ay varken %2,38 oranında enflasyon farkı çıktığını görüyor, bir de bunun üzerine gelecek üç aylık enflasyonu düşünerek, ürküyoruz, korkuyoruz.
Tam iki yıl önce burada TÜİK yetkilerinize bir talep iletmiştik: “Alışverişinizi nereden yapıyorsanız, bize de söyleyin, biz de oradan ihtiyaçlarımızı alalım.” İki yıldır bir cevap alamadık. Halen bekliyoruz. “TÜİK alışverişinizi nereden yapıyorsanız, bize de söyleyin, biz de oradan ihtiyaçlarımızı giderelim.”
Değerli Basın Mensupları ve Kıymetli Arkadaşlarım;
ARGE Birimimizin tespitlerine göre, Eylül 2025 ayı açlık sınırının 30.102 TL’ye, yoksulluk sınırının ise 91.304 TL’ye ulaştığı bu günlerde, 56.774 TL ortalama memur maaşı ve 23.755 TL ortalama emekli sandığı emeklisi maaşıyla, yaşam mücadelesi veriyor, geçim için adeta kıvranıyoruz.
Artık, bıktık, yorulduk. Enflasyon verisine de güvenmiyoruz, 111 TL artışı kazanım gibi gösteren Toplu Sözleşme açıklamalarına da…
Değerli Basın Mensupları ve Kıymetli Arkadaşlarım;
Türkiye Büyük Millet Meclisini göreve davet ediyoruz.
Acilen, memur ve emeklilerine, taban aylıklara yansıyacak şekilde en az %30 refah payı verilmesi için kanuni düzenleme yapılmasını, aynı düzenleme kapsamında memurlara;
· Yılda iki defa birer maaş Bayram İkramiyesi,
· Aylık 15.000 TL Büyükşehir ve Lojman Tazminatı,
· 10.000 TL Aile, 5.000 TL çocuk, 20.000 TL doğum ve 40.000 TL ölüm yardımı,
· Ücretsiz öğle yemeği, verilmesini,
· Vergi diliminin “%15 olarak sabitlenmesini böylelikle gelir dağılımındaki adaletsizliğin giderilmesini istiyoruz.
Aynı şekilde;
· Birinci dereceye gelmiş tüm memurlara 3600 ek göstergenin verilmesini,
· “Yardımcı Hizmetler Sınıfının” kaldırılmasını,
· 5510 sayılı Kanuna göre işe alınan memurlar ile 01 Ekim 2008 tarihinden sonra işe alınan memurların emekli maaşı bağlama sisteminin eşitlenmesini ve kademeli emeklilik sisteminin getirilmesini,
· Sözleşmeli personelin kadroya geçme süresinin 3+1’den 1+1’e indirilmesini,
· Mülakat sınavlarının kaldırılmasını,
· Tüm memurlara “disiplin affı” getirilmesini,
· Kariyer uzmanlıklarında taşra-merkez ayrımının kaldırılmasını,
· “Mühendislik-Teknik Hizmetler Meslek Kanunu” çıkarılmasını,
· Sağlık Bakanlığı dışındaki kurumlarda görevli “Tabip”, “Hemşire” ve “Diğer Sağlık Çalışanlarının” mali haklarının Sağlık Bakanlığındaki emsalleri ile eşitlenmesini,
· Koruma ve Güvenlik Görevlilerine, yılda 45 gün “Fiili Hizmet Süresi Zammı (Yıpranma)” verilmesini ve “Silah taşımasına izin verilen kamu görevlileri kapsamına” alınmalarını,
· Eğitime hazırlık ödeneğinin, tüm eğitim çalışanlarına verilmesini,
· 10 yılını dolduran tüm memurlara kadro ve sınıf ayırımı yapılmaksızın yeşil pasaport hakkı verilmesini,
· Orta Vadeli Planda öngörülen Tamamlayıcı Emeklilik Sisteminin gönüllülük esasına göre olmasını,
· Banka maaş promosyonlarının merkezi olarak tek elden yapılmasını,
· Stajda geçen sürelerin emeklilik hesabına dahil edilmesini,
· Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği sınavlarının iki yılda bir merkezi olarak yapılmasını,
· Geçici-31’inci madde mağduru olarak bilinen Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği mağduru polis memuru ve adaylarının GİH Memuru olarak Emniyet Genel Müdürlüğüne atanmalarını talep ediyoruz.
Değerli Basın Mensupları ve Kıymetli Arkadaşlarım;
Adil bir ücret ve onurlu yaşam yolunda, Sayın Cumhurbaşkanımızdan, bu taleplerimizin kısa sürede yasalaşması için ilgililere talimat vermesini ve Türkiye Büyük Millet Meclisinde yasalaşarak yürürlüğe girmesini bekliyoruz.
Biliyoruz ki, bizler haklıyız. Hakkımız olan insancıl taleplerimizin karşılanmasını, açlık ve yoksulluk ile olan imtihanımızın son bulmasını istiyoruz.
Değerli Basın Mensupları ve Kıymetli Arkadaşlarım;
Açıklamalarıma burada son verirken, katılımlarınız ve destekleriniz için Devlet Memurları Konfederasyonu adına hepinize teşekkür ediyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.
Ve şimdi simit almaya dahi gücü yetmeyen memurun yeni öğle yemeği “çeyrek balık ekmekten” sizlere de takdim etmek istiyorum.
Afiyet olsun.
Tuncay CENGİZDevlet Memurları Sendikası Genel BaşkanıDevlet Memurları Konfederasyonu Genel Sekreteri
© 03.10.2025





















